Güzel Kuran – Tecvid Öğrenim Platformu

9. İdğam-ı Mütecaniseyn, İdğam-ı Mütekaribeyn

Bu ders 3. Seviye seviyesindedir. Ayetleri renkli tecvid ve sesli tilavetle (Ayman Sowaid ve Mehmet Çevik) çalışabilir, Türkçe mealini okuyabilirsiniz.

Yetişkinler için Kuran tilaveti (tecvid) programının üçüncü seviyesi.

Dersteki ayetler

بَرَٓاءَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِهٖٓ اِلَى الَّذٖینَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِكٖینَؕ ﴿1﴾ فَسٖیحُوا فِی الْاَرْضِ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَیْرُ مُعْجِزِی اللّٰهِۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مُخْزِی الْكَافِرٖینَ ﴿2﴾ وَاَذَانٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِهٖٓ اِلَى النَّاسِ یَوْمَ الْحَجِّ الْاَكْبَرِ اَنَّ اللّٰهَ بَرٖٓیءٌ مِنَ الْمُشْرِكٖینَۙ وَرَسُولُهُؕ فَاِنْ تُبْتُمْ فَهُوَ خَیْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَوَلَّیْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَیْرُ مُعْجِزِی اللّٰهِؕ وَبَشِّرِ الَّذٖینَ كَفَرُوا بِعَذَابٍ اَلٖیمٍۙ ﴿3﴾ اِلَّا الَّذٖینَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِكٖینَ ثُمَّ لَمْ یَنْقُصُوكُمْ شَیْـًٔا وَلَمْ یُظَاهِرُوا عَلَیْكُمْ اَحَدًا فَاَتِمُّٓوا اِلَیْهِمْ عَهْدَهُمْ اِلٰى مُدَّتِهِمْؕ اِنَّ اللّٰهَ یُحِبُّ الْمُتَّقٖینَ ﴿4﴾ فَاِذَا انْسَلَخَ الْاَشْهُرُ الْحُرُمُ فَاقْتُلُوا الْمُشْرِكٖینَ حَیْثُ وَجَدْتُمُوهُمْ وَخُذُوهُمْ وَاحْصُرُوهُمْ وَاقْعُدُوا لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍۚ فَاِنْ تَابُوا وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ فَخَلُّوا سَبٖیلَهُمْؕ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖیمٌ ﴿5﴾ وَاِنْ اَحَدٌ مِنَ الْمُشْرِكٖینَ اسْتَجَارَكَ فَاَجِرْهُ حَتّٰى یَسْمَعَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ اَبْلِغْهُ مَاْمَنَهُؕ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا یَعْلَمُونَࣖ ﴿6﴾ كَیْفَ یَكُونُ لِلْمُشْرِكٖینَ عَهْدٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ رَسُولِهٖٓ اِلَّا الَّذٖینَ عَاهَدْتُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۚ فَمَا اسْتَقَامُوا لَكُمْ فَاسْتَقٖیمُوا لَهُمْؕ اِنَّ اللّٰهَ یُحِبُّ الْمُتَّقٖینَ ﴿7﴾

Tevbe 9:1–7 – 1. Allah ve Resulünden, kendileriyle anlaşma yaptığınız müşriklere son ihtar! 2. Bu günden itibaren yeryüzünde dört ay istediğiniz gibi dolaşın ve şunu bilin ki siz Allah'ın elinden hiçbir şekilde kaçıp kurtulamazsınız ve Allah kâfirleri rüsvay edecektir. [6,134] 3. Bu Büyük Hac günü, Allah ve Resulünden insanlara şunu ilan edin ki: “Allah da, Resulü de müşriklerden beridir. Şayet şirkten tövbe edip tevhide yönelirseniz bu, elbette sizin için daha hayırlı olur. İyi biliniz ki siz Allah'ın elinden kurtulamazsınız. Kâfirleri pek acı bir azapla müjdele! [2,196] 4. Ancak kendileriyle antlaşma yapmanızdan sonra, şartları hiç bir şey eksiltmeksizin tamamen yerine getiren ve sizin aleyhinizde hiçbir kimseye destek vermeyen müşrikler, bu hükmün dışındadırlar.Bunlarla sözleşmenin müddeti tamamlanıncaya kadar antlaşma şartlarına riayet edin. Allah, Kendisine karşı gelmekten, özellikle ahdi bozmaktan sakınanları sever. 5. O halde, haram aylar çıkınca artık öbür müşrikleri nerede bulursanız öldürün, onları yakalayıp esir edin, onların geçebileceği bütün geçit başlarını tutun.Eğer tövbe eder, namaz kılar, zekât verirlerse onları serbest bırakın. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir (affı ve merhameti boldur). [2, 191; 9, 29-73; 66,9; 69,9] 6. Eğer müşriklerden biri senden sığınma hakkı isteyip yanına gelmek isterse, sen ona güvence ver, ta ki Allah'ın kelamını dinlesin, düşünsün. Sonra şayet Müslümanlığı benimsemezse onu, kendisini güvenlikte hissedeceği yere (vatanına) ulaştır.Öyle! (Bu sığınma ve gönderme işlemini yapmalı), zira onlar İslâm’ın gerçek mahiyetini bilmeyen bir topluluktur. 7. O müşriklerin Allah yanında, Resulü yanında nasıl olup da bir ahitleri olabilir ki! (olamaz, zira onlar daima hainlik edip verdikleri sözden dönerler).Mescid-i Haram'ın yanında antlaşma yaptıklarınız bundan müstesna olup, onlar size karşı dürüst davrandıkça siz de onlara dürüst davranın.Allah, Kendisine karşı gelmekten, özellikle ahdi bozmaktan sakınanları sever.

وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَاهُ بِهَا وَلٰكِنَّهُٓ اَخْلَدَ اِلَى الْاَرْضِ وَاتَّبَعَ هَوٰیهُۚ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِۚ اِنْ تَحْمِلْ عَلَیْهِ یَلْهَثْ اَوْ تَتْرُكْهُ یَلْهَثْؕ ذٰلِكَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذٖینَ كَذَّبُوا بِاٰیَاتِنَاۚ فَاقْصُصِ الْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ یَتَفَكَّرُونَ ﴿176﴾ سَٓاءَ مَثَلًاࣙ الْقَوْمُ الَّذٖینَ كَذَّبُوا بِاٰیَاتِنَا وَاَنْفُسَهُمْ كَانُوا یَظْلِمُونَ ﴿177﴾ مَنْ یَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدٖیۚ وَمَنْ یُضْلِلْ فَاُو𐻾لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ ﴿178﴾

Araf 7:176–178 – 176. Onlara, kendisine âyetlerimiz hakkında ilim nasib ettiğimiz kimsenin de kıssasını anlat: Evet, o adam bu ilme rağmen o âyetlerin çerçevesinden sıyrıldı, şeytan da onu peşine taktı, derken azgınlardan biri olup çıktı.Eğer dileseydik, onu o âyetler sayesinde yüksek bir mevkiye çıkarırdık, lâkin o, dünyaya saplandı ve hevasının esiri oldu.Onun hali tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da yine dilini salar solur! İşte bu, tıpkı âyetlerimizi yalan sayan kimselerin misalidir. Sen olayı onlara anlat, olur ki düşünüp kendilerine çekidüzen verirler. 177. Âyetlerimizi yalan sayarak sırf kendi kendilerine zulmeden o kimselerin hali, ne çirkin bir ibret levhasıdır! 178. Allah kime hidâyet ederse işte doğru yolu bulan odur; kimi de şaşırtırsa işte onlar da kaybedenlerin ta kendileridir.

قُلْ لَٓا اَمْلِكُ لِنَفْسٖی نَفْعًا وَلَا ضَرًّا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُؕ وَلَوْ كُنْتُ اَعْلَمُ الْغَیْبَ لَاسْتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَیْرِۚ وَمَا مَسَّنِیَ السُّٓوءُ اِنْ اَنَا𐻾 اِلَّا نَذٖیرٌ وَبَشٖیرٌ لِقَوْمٍ یُؤْمِنُونَࣖ ﴿188﴾ هُوَ الَّذٖی خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِیَسْكُنَ اِلَیْهَاۚ فَلَمَّا تَغَشّٰیهَا حَمَلَتْ حَمْلًا خَفٖیفًا فَمَرَّتْ بِهٖۚ فَلَمَّٓا اَثْقَلَتْ دَعَوَا اللّٰهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ اٰتَیْتَنَا صَالِحًا لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِرٖینَ ﴿189﴾

A'raf 7:188–189 – 188. De ki: “Ben kendim için bile Allah dilemedikçe hiçbir şeye kadir değilim:Ne fayda sağlayabilirim, ne de gelecek bir zararı uzaklaştırabilirim.Şayet gaybı bilseydim elbette çok mal mülk elde ederdim, bana hiç fenalık da dokunmazdı.Ama ben iman edecek kimseler için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeleyiciyim.” [72,26] 189. O'dur ki sizi bir tek candan yarattı ve bundan da, gönlü kendisine ısınsın diye eşini inşa etti.Erkek eşini sarıp bürüdü, o da hafif bir yük yüklendi, hamile kaldı. Onu bir müddet taşıdı.Hamileliği ağırlaşınca her ikisi de Rab’leri olan Allah’a yönelip “Eğer bize sağlıklı, kusursuz bir evlat verirsen mutlaka Sana şükreden kullarından oluruz” diye yalvardılar. [4,1; 49,13; 30,21] {KM, Tekvin 2,21-22}

اِنَّ الَّذٖی فَرَضَ عَلَیْكَ الْقُرْاٰنَ لَرَٓادُّكَ اِلٰى مَعَادٍؕ قُلْ رَبّٖٓی اَعْلَمُ مَنْ جَٓاءَ بِالْهُدٰى وَمَنْ هُوَ فٖی ضَلَالٍ مُبٖینٍ ﴿85﴾ وَمَا كُنْتَ تَرْجُٓوا اَنْ یُلْقٰٓى اِلَیْكَ الْكِتَابُ اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ ظَهٖیرًا لِلْكَافِرٖینَؗ ﴿86﴾ وَلَا یَصُدُّنَّكَ عَنْ اٰیَاتِ اللّٰهِ بَعْدَ اِذْ اُنْزِلَتْ اِلَیْكَ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِكٖینَۚ ﴿87﴾ وَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَࣞ كُلُّ شَیْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُؕ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَیْهِ تُرْجَعُونَ ﴿88﴾

Kasas 28:85–88 – 85. Kur'ân’ı sana indirip onu okumanı, tebliğ etmeni ve muhtevasına göre hareket etmeni farz kılan Allah, elbette seni varılacak yere döndürecektir.De ki: “Kimin hidâyet getirdiğini, kimin besbelli sapıklık içinde olduğunu Rabbim pek iyi bilmektedir.” [7,6; 5,109; 39,69] 86. Sen bu kitabın senin kalbine indirileceğini hiç ümid etmiş değildin.O, ancak Rabbinden bir rahmet eseri olarak gönderildi.O halde sakın kâfirlere arka çıkma! 87. Allah'ın âyetleri sana indirildikten sonra, sakın onlardan seni hiç kimse vazgeçirmesin. Sen insanları Rabbine ibadet etmeye dâvet et ve sakın müşriklerden olma! 88. Allah ile beraber başka hiçbir ilaha yalvarma! Ondan başka ilah yoktur.O'nun vechi (zatı) hariç, her şey yok olacaktır. Hüküm O’nundur ve hepiniz O’nun huzuruna götürüleceksiniz. [55,26-27]

قَالَ قَدْ اُجٖیبَتْ دَعْوَتُكُمَا فَاسْتَقٖیمَا وَلَا تَتَّبِعَٓانِّ سَبٖیلَ الَّذٖینَ لَا یَعْلَمُونَ ﴿89﴾ وَجَاوَزْنَا بِبَنٖٓی اِسْرَٓایٖٔلَ الْبَحْرَ فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُ بَغْیًا وَعَدْوًاؕ حَتّٰٓى اِذَٓا اَدْرَكَهُ الْغَرَقُۙ قَالَ اٰمَنْتُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا الَّذٖٓی اٰمَنَتْ بِهٖ بَنُٓوا اِسْرَٓایٖٔلَ وَاَنَا𐻾 مِنَ الْمُسْلِمٖینَ ﴿90﴾ آٰلْــٰٔنَ وَقَدْ عَصَیْتَ قَبْلُ وَكُنْتَ مِنَ الْمُفْسِدٖینَ ﴿91﴾ فَالْیَوْمَ نُنَجّٖیكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ اٰیَةًؕ وَاِنَّ كَثٖیرًا مِنَ النَّاسِ عَنْ اٰیَاتِنَا لَغَافِلُونَࣖ ﴿92﴾

Yunus 10:89–92 – 89. Allah buyurdu ki: “Dualarınız kabul edildi. Dürüst olmaya devam edin, müstakim olun ve sakın hakikati bilmeyenlerin yoluna tâbi olmayın!” 90. Derken, İsrailoğullarını denizden geçirdik. Hemen Firavun, askerleriyle beraber haksız ve saldırgan bir şekilde peşlerine düştü.Nihayet boğulmak üzere iken: “İman ettim. İsrailoğullarının inandığı İlahtan başka tanrı yokmuş. Ben de Müslümanlardanım” dedi. [2,50; 40,84-85; 20,78; 26,66] 91. “Şimdi mi? Halbuki bundan önce isyan etmiştin, bozgunculardan olmuştun!Biz de bugün senin bedenini denizden kurtarıp karada bir yere çıkaracağız ki senden sonra gelecek nesillere ibret olasın.”Doğrusu insanların birçoğu bizim âyetlerimizden, ibret alınacak delillerimizden gafildirler. [28,39-41] 92. “Şimdi mi? Halbuki bundan önce isyan etmiştin, bozgunculardan olmuştun!Biz de bugün senin bedenini denizden kurtarıp karada bir yere çıkaracağız ki senden sonra gelecek nesillere ibret olasın.”Doğrusu insanların birçoğu bizim âyetlerimizden, ibret alınacak delillerimizden gafildirler. [28,39-41]

وَلَنْ یَنْفَعَكُمُ الْیَوْمَ اِذْ ظَلَمْتُمْ اَنَّكُمْ فِی الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ ﴿39﴾ اَفَاَنْتَ تُسْمِـعُ الصُّمَّ اَوْ تَهْدِی الْعُمْیَ وَمَنْ كَانَ فٖی ضَلَالٍ مُبٖینٍ ﴿40﴾ فَاِمَّا نَذْهَبَنَّ بِكَ فَاِنَّا مِنْهُمْ مُنْتَقِمُونَۙ ﴿41﴾ اَوْ نُرِیَنَّكَ الَّذٖی وَعَدْنَاهُمْ فَاِنَّا عَلَیْهِمْ مُقْتَدِرُونَ ﴿42﴾ فَاسْتَمْسِكْ بِالَّذٖٓی اُو𐻿حِیَ اِلَیْكَۚ اِنَّكَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖیمٍ ﴿43﴾ وَاِنَّهُ لَذِكْرٌ لَكَ وَلِقَوْمِكَۚ وَسَوْفَ تُسْـَٔلُونَ ﴿44﴾ وَسْـَٔلْ مَنْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رُسُلِنَاࣗ اَجَعَلْنَا مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِ اٰلِهَةً یُعْبَدُونَࣖ ﴿45﴾

Zuhruf 43:39–45 – 39. Allah buyurur: “Bu temenniniz bugün size hiçbir fayda vermez.Çünkü hayat boyunca, birlikte zulmettiniz. Burada da azabı birlikte çekeceksiniz.” 40. Sen sağırlara söz işittirebilir, körleri doğru yolda yürütebilir, besbelli sapıklıkta olanları hidâyete erdirebilir misin? 41. Ey Resulüm! Biz seni vefat ettirip yanımıza alsak da,yine onlardan müminlerin intikamını alırız.Yahut onlara vâd ettiğimiz azabı, sana sağlığında gösteririz. Çünkü onlara karşı Biz her zaman güçlüyüz. 42. Ey Resulüm! Biz seni vefat ettirip yanımıza alsak da,yine onlardan müminlerin intikamını alırız.Yahut onlara vâd ettiğimiz azabı, sana sağlığında gösteririz. Çünkü onlara karşı Biz her zaman güçlüyüz. 43. O halde sen sana vahyedilen buyruklara sımsıkı sarıl, muhakkak ki sen dosdoğru yoldasın. 44. Bu Kur'ân hem sana, hem milletine güzel bir namdır, şereftir.İleride ondan dolayı sorguya çekileceksiniz. 45. Senden önce gönderdiğimiz resullere sor bakalım:Biz, hiç Rahman'dan başka tapılacak tanrılar kabul etmiş miyiz?

اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَهٖینٍۙ ﴿20﴾ فَجَعَلْنَاهُ فٖی قَرَارٍ مَكٖینٍۙ ﴿21﴾ اِلٰى قَدَرٍ مَعْلُومٍۙ ﴿22﴾ فَقَدَرْنَاࣗ فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ ﴿23﴾ وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَ ﴿24﴾ اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ كِفَاتًاۙ ﴿25﴾ اَحْیَٓاءً وَاَمْوَاتًاۙ ﴿26﴾ وَجَعَلْنَا فٖیهَا رَوَاسِیَ شَامِخَاتٍ وَاَسْقَیْنَاكُمْ مَٓاءً فُرَاتًاؕ ﴿27﴾

Mürselat 77:20–27 – 20. Biz sizi basit bir sudan yaratmadık mı? 21. Sonra da o meni nutfesini belirli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirdik. [23,13] 22. Sonra da o meni nutfesini belirli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirdik. [23,13] 23. Biz işte böyle takdir ettik. Ne güzel takdir ederiz Biz! 24. Hakkı yalan sayanların o gün, vay hallerine! 25. Gerek diriler ve gerek ölüler için Biz dünyayı toplanma yeri kılmadık mı? 26. Gerek diriler ve gerek ölüler için Biz dünyayı toplanma yeri kılmadık mı? 27. Orada, sağlam yüksek dağlar yarattık ve size tatlı bir su ihsan ettik.

Meal: Suat Yıldırım

Güzel Kuran – Renkli tecvid, sesli tilavet ve adım adım derslerle Kur'an-ı Kerim'i doğru ve güzel okumayı ücretsiz öğrenin. Herkese açık, kayıt gerekmez.