Güzel Kuran – Tecvid Öğrenim Platformu

2. İzhâr Ve İklâb, İdgâm Meʿal Ğunne, İdgâm Bilâ Ğunne, İhfâ

Bu ders 3. Seviye seviyesindedir. Ayetleri renkli tecvid ve sesli tilavetle (Ayman Sowaid ve Mehmet Çevik) çalışabilir, Türkçe mealini okuyabilirsiniz.

Yetişkinler için Kuran tilaveti (tecvid) programının üçüncü seviyesi.

Dersteki ayetler

وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى قَوْمِهٖ مِنْ بَعْدِهٖ مِنْ جُنْدٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا كُنَّا مُنْزِلٖینَ ﴿28﴾ اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَیْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ خَامِدُونَ ﴿29﴾ یَا حَسْرَةً عَلَى الْعِبَادِۚ مَا یَاْتٖیهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِهٖ یَسْتَهْزِؤُ𐻿نَ ﴿30﴾ اَلَمْ یَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ اَنَّهُمْ اِلَیْهِمْ لَا یَرْجِعُونَ ﴿31﴾ وَاِنْ كُلٌّ لَمَّا جَمٖیعٌ لَدَیْنَا مُحْضَرُونَࣖ ﴿32﴾ وَاٰیَةٌ لَهُمُ الْاَرْضُ الْمَیْتَةُۚ اَحْیَیْنَاهَا وَاَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ یَاْكُلُونَ ﴿33﴾ وَجَعَلْنَا فٖیهَا جَنَّاتٍ مِنْ نَخٖیلٍ وَاَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا فٖیهَا مِنَ الْعُیُونِۙ ﴿34﴾ لِیَاْكُلُوا مِنْ ثَمَرِهٖۙ وَمَا عَمِلَتْهُ اَیْدٖیهِمْؕ اَفَلَا یَشْكُرُونَ ﴿35﴾ سُبْحَانَ الَّذٖی خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ وَمِنْ اَنْفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا یَعْلَمُونَ ﴿36﴾ وَاٰیَةٌ لَهُمُ الَّیْلُۚ نَسْلَخُ مِنْهُ النَّهَارَ فَاِذَا هُمْ مُظْلِمُونَۙ ﴿37﴾ وَالشَّمْسُ تَجْرٖی لِمُسْتَقَرٍّ لَهَاؕ ذٰلِكَ تَقْدٖیرُ الْعَزٖیزِ الْعَلٖیمِؕ ﴿38﴾ وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتّٰى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَدٖیمِ ﴿39﴾ لَا الشَّمْسُ یَنْبَغٖی لَهَٓا اَنْ تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا الَّیْلُ سَابِقُ النَّهَارِؕ وَكُلٌّ فٖی فَلَكٍ یَسْبَحُونَ ﴿40﴾ وَاٰیَةٌ لَهُمْ اَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّیَّتَهُمْ فِی الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۙ ﴿41﴾ وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِهٖ مَا یَرْكَبُونَ ﴿42﴾ وَاِنْ نَشَاْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَرٖیخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ یُنْقَذُونَۙ ﴿43﴾ اِلَّا رَحْمَةً مِنَّا وَمَتَاعًا اِلٰى حٖینٍ ﴿44﴾ وَاِذَا قٖیلَ لَهُمُ اتَّقُوا مَا بَیْنَ اَیْدٖیكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ ﴿45﴾ وَمَا تَاْتٖیهِمْ مِنْ اٰیَةٍ مِنْ اٰیَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِضٖینَ ﴿46﴾ وَاِذَا قٖیلَ لَهُمْ اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۙ قَالَ الَّذٖینَ كَفَرُوا لِلَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اَنُطْعِمُ مَنْ لَوْ یَشَٓاءُ اللّٰهُ اَطْعَمَهُࣗ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا فٖی ضَلَالٍ مُبٖینٍ ﴿47﴾ وَیَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖینَ ﴿48﴾ مَا یَنْظُرُونَ اِلَّا صَیْحَةً وَاحِدَةً تَاْخُذُهُمْ وَهُمْ یَخِصِّمُونَ ﴿49﴾ فَلَا یَسْتَطٖیعُونَ تَوْصِیَةً وَلَٓا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ یَرْجِعُونَࣖ ﴿50﴾ وَنُفِـخَ فِی الصُّورِ فَاِذَا هُمْ مِنَ الْاَجْدَاثِ اِلٰى رَبِّهِمْ یَنْسِلُونَ ﴿51﴾ قَالُوا یَا وَیْلَنَا مَنْ بَعَثَنَا مِنْ مَرْقَدِنَا𐻽ۘ هٰذَا مَا وَعَدَ الرَّحْمٰنُ وَصَدَقَ الْمُرْسَلُونَ ﴿52﴾ اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَیْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ جَمٖیعٌ لَدَیْنَا مُحْضَرُونَ ﴿53﴾ فَالْیَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَیْـًٔا وَلَا تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿54﴾

Yasin 36:28–54 – 28. Onun vefatından sonra, kavminin üzerine, gökten bir ordu indirmedik, zaten bu âdetimizden de değildi. 29. (Orduya ne lüzum?), bir tek ses yeter! Bir de bakmışsınız: Sönüp kalmışlar... 30. Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine gelen her resul ile, mutlaka alay ederlerdi. 31. Kendilerinden önce nice nesilleri imhâ ettiğimizi, ve onların da kendilerine dönmediğini görmezler miydi? 32. Hiç kimse hariç kalmamak üzere, hepsi huzurumuza toplanacaklar! 33. Delil mi isterler? İşte ölmüş arz! Hayatı ona Biz veriyoruz.Oradan onların yiyecekleri habbeleri çıkarıyoruz. Kendileri de ondan yiyip dururlar. 34. Orada üzüm bağları ve hurmalıklar yaptık, orada pınarlar fışkırttık. 35. Ta ki onun meyvelerinden yesinler,O meyveleri onlar yapmadılar,Hâlâ şükretmez mi onlar? 36. Münezzehtir o Allah, her noksandan münezzeh!Yerin bitirdiği her şeyi, ve kendilerini, ve daha nice bilmedikleri şeyleri çift yaratan, münezzehtir, Yücedir! 37. Onlara bir delil de gecedir ki.Biz ondan gündüzü sıyırıp soyarız, birden karanlığa gömülürler... 38. Güneş de bir delildir onlara, akar gider yörüngesinde...O azîz ve alîmin (o üstün kudret sahibinin ve her şeyi bilenin), yaratması böyle olur işte! 39. Ay için de birtakım safhalar, duraklar tâyin ettik; dolaşa dolaşa, nihayet eski hurma salkımının çöpü gibi kuru, sarı, kavisli bir hâle gelir. 40. Ne Güneş Ay'a kavuşabilir, ne gece gündüzün önüne geçebilir.O gök cisimlerinden her biri, birer yörüngede akar, durur... 41. Bir delil daha onlara:Nesillerini dopdolu gemilerde taşımamızdır. 42. Biz, onlar için, gemiye benzer, daha nice binekler yaratırız... 43. Şayet dileseydik onları boğardıkNe feryatlarına koşan bir kimse bulabilir, ne de başka türlü kurtarılırlardı. 44. Sadece Biz'den ulaşacak bir rahmet ve onları bir vâdeye kadar yaşatma irademizle hayatta kalabilirler. 45. Onlara ne zaman: “Hem geçmişte yaptıklarınıza, hem de istikbalde yapacaklarınıza dikkat edin!böylelikle merhamet edilmeye layık olun!” denilse, yüz çevirirler... 46. Ne zaman Rab'lerinin âyetlerinden bir âyet, gelse, yüz çevirirler... 47. Onlara ne zaman: “Allah'ın size lütfettiğinden, siz de muhtaçlar için harcayın” denilse, kâfirler müminlere şöyle derler: “Size kalsa Allah’ın dilediği takdirde bol bol rızıklandıracağı kimseyi doyurmak bizim mi işimiz?Siz, böyle ne sapık düşünürsünüz!” 48. Ve yine derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, bizi tehdid ettiğiniz bu mezarlardan kalkma ne zaman? 49. Onların beklediği: Sadece bir ses!..Çekişip dururlarken kendilerini çarpacak bir ses... 50. İşte o zaman...Ne vasiyette bulunabilir, ne de evlerine dönebilirler... 51. Sura üflendi, “Kalk!” borusu çaldı!..İşte mezarlarından kalkıp, Rab'lerinin huzurunda duruşmaya koşuyorlar... 52. “Eyvah bize! Kim kaldırdı bizi yatağımızdan?” diyorlar...“İşte Rahmân'ın vâdi: Resuller doğru söylerler!” 53. Bütün olay, bir çağrıdan ibâret! İşte hepsi duruşma için toplanmışlar... 54. Artık bugün, kimseye zulmedilmez, hakkınızdan başka size bir karşılık verilmez.

Meal: Suat Yıldırım

Güzel Kuran – Renkli tecvid, sesli tilavet ve adım adım derslerle Kur'an-ı Kerim'i doğru ve güzel okumayı ücretsiz öğrenin. Herkese açık, kayıt gerekmez.